İnsan bazen Sait Faik Abasıyanık‘ın Lüsumsuz Adam‘ına dönüşüyor.
“Bir ara ne düşündüm bilir misiniz? Şu bizim dükkânla evi satayım. O sazlı gazino yok mu hani, söz açtığım? Orada dışarı siparişlerini gören kız vardı ya - hani alnı dar olan - onu metres tutayım. Bir sene sonra da öleyim.
Bineyim bir Boğaziçi vapuruna günün birinde. Bebek’le Arnavutköy önlerinde arka taraftaki oturduğum kanepeden kalkayım, etrafıma bakayım; kimseler yoksa, denizin içine bırakıvereyim kendimi.”